Bir dönem rota Londra’ydı, sonra Dubai öne çıktı. Şimdi ise daha küçük ama stratejik bir adres konuşuluyor: Malta. Çünkü varlıklı aileler artık yalnızca nereye yatırım yapacaklarına bakmıyor. Çocuklarının nerede okuyacağını, bir kriz anında hangi kapının açılacağını, Avrupa’da nasıl daha rahat hareket edeceklerini de hesaplıyor.
Malta son dönemin en çok konuşulan seçeneklerinden biri haline gelmesinin nedeni yalnızca Avrupa Birliği içinde yer alması değil. Minimum kalış şartı istememesi, ömür boyu korunan daimi oturum yapısı ve Schengen bölgesinde serbest dolaşım imkânı, Malta’yı farklı bir konuma taşıyor. İnsanlar burada sadece ev ya da oturum almıyor; kendilerine yeni bir yaşam planı kuruyor.
“Burada yaşamak zorundasın” baskısı yok
İşin en dikkat çekici yanı ise, Malta modelinin, “burada yaşamak zorundasın” baskısı yaratmıyor olması. Birden fazla ülkede işi olan, sürekli seyahat eden, hayatını tek bir şehre bağlamak istemeyen yatırımcılar için bu, büyük bir avantaj. Bu kapsamda Malta, “Avrupa’da bir ayağım olsun ama tüm hayatımı oraya taşımak zorunda kalmayayım” diyenlerin ilgisini çekiyor.
Konu sadece yatırımcının kendisiyle de sınırlı değil. Programın aileyi de kapsayan yapısı, Malta’yı daha cazip hale getiriyor. Bu yapı; çocukların eğitimi, ailenin mobilitesi, gelecek kuşakların güvenliği gibi başlıkları da kapsıyor.
Haberin devamını okumak için tıklayın.

